Kültürel Diplomasi Enstitüsü Ankara Konferansı

292208_274974399259705_100002414409998_630698_1748726218_nBilgehan, “ Barışın İnşaası ve Çatışma çözümlerinde Kültürel Diplomasinin etkisi” üzerine konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, Berlin merkezli “Kültürel Diplomasi Enstitüsü”nün düzenlemiş olduğu “Barış İnşaası ve Çatışma Çözümleri üzerine Ankara Toplantısı” nda konuşmacıydı. Bilgehan’ın konuşma başlığı “Çatışma ve Bellek: Türkiye ve Fransa ilişkilerinde son gelişmeler”di. Bilgehan, yurtdışından özellikle Kültürel Diplomasi üzerine çalışan akademisyenlerin ve uluslararası diplomasi üzerine çalışan kurumların temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Fransa ve Türkiye ilişkilerini geçmişten günümüze önemli noktalarıyla değerlendirdi. Bilgehan, dedesi İsmet İnönü’nün ise 1895 yılında Sivas Askeri Okulu’nda okurken fransızca öğrendiğini, Sivas gibi Anadolu’nun ortasında yer alan küçük bir kentte Osmanlı döneminde okulun dersleri arasında latin harfleriyle güzel yazı anlamına gelen “kaligrafi” derslerinin olmasının, o dönemde Fransız kültürüne verilen değeri ortaya koyduğunun altını çizdi.

Bilgehan: “Atatürk Devrimleri’nin gerçekleşmesinde Fransız devrimlerinin büyük etkisi vardır.” Bilgehan, Fransa ve Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin çok eskiye dayandığını belirterek ilk adımın 1525’te Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1.François ile yapmış olduğu anlaşmaya dayandığını söyledi. 12 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Anlaşması’nın iki ülke arasındaki ilişkiler noktasında çok önemli bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Bilgehan, Lozan Barış Anlaşması sürecinde de dönemin devlet başkanları olan İsmet İnönü ve Raymond Poincaré arasındaki diyalogların altını çizdi ve “Cumhuriyet’in kurulmasının ardından ortaya konan Atatürk Devrimleri’nin gerçekleşmesinde Fransız devrimlerinin çok büyük bir etkisi olmuştur.Bunların en önemlisi ise “laiklik”tir.” dedi.

Geçmişte var olan Türkiye algısıyla, Avrupa’nın bugünkü Türkiye algısını da karşılaştıran Bilgehan, özellikle II.Dünya Savaşı sonrasında Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)’nun kurucu devletlerinin başkanları tarafından Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin bir parçası olarak görüldüğünün ve 1963 yılında Ankara Anlaşması imzalanırken Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ilkesini kabul eden, laik, yüzü Avrupa’ya dönük ve gerçek bir demokrasinin yaşandığı bir ülke olduğuna inanıldığı için Avrupa ülkeleri tarafından kabul gördüğünün de altını çizdi. Bilgehan, bu olumlu tablonun 2003 yılında ilk kez Valéry Giscard d'Estaing’in, Türkiye’nin coğrafik olarak Avrupa Birliği’nin içerisinde olmadığını vurgulayan söylemleri sonrasında değişmeye başladığını ve bu söylemlerin daha sonraki başkanlar tarafından da devam ettirildiğini söyledi.

563191_274974905926321_100002414409998_630704_731029292_nBilgehan, “ 1915 yılında olduğu söylenen Ermeni katliamı, 2001 yılında “Ermeni soykırımı” olarak tanındı. Ardından, 2006 yılında, soykırım inkarını suç sayan bir yasa teklifi gündeme geldi. O dönemde, iktidar ve muhalefet aynı dava için birlikte mücadele ettik ve bu çok iyi bir örnekti. Bilgehan: “Fransa-Türkiye ilişkileri sözde Ermeni soykırımı tartışmalarına odaklanmamalı.” Bilgehan, “2011 yılında yeniden gündeme gelen sözde soykırımı inkar yasası, farklı partilerden senatörlerin girişimleriyle Anayasa Konseyi’ne taşındı ve Konsey tarafından iptal edildi.” dedi. Bilgehan, Fransa-Türkiye ilişkilerinin sadece Ermeni soykırımı tartışmalarına odaklanmaması gerektiğine dikkat çekerek “Bu tartışmaların yeri meclisler değildir, konunun muhattabı tarihçiler olmalıdır” dedi.

Konuşmasında, Türkiye-Fransa arasındaki ticari ilişkilere de değinen Bilgehan; Fransa’nın,Türkiye’deki 3.üncü büyük yatırımcı ülke olduğunu ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin 12 milyar avroya ulaştığını söyledi. Türkiye’de 100.000 çalışana sahip yaklaşık 1000 Fransız şirketinin olduğunu da hatırlatan Bilgehan, “ İki ülke arasındaki ciddi boyutlara ulaşmış ticaret hacmine rağmen, Fransız siyasetçilerinin özellikle seçim dönemlerinde Türkiye ile uğraştıklarını görüyoruz.” dedi.

Bilgehan: “Kültürel diplomasinin kurulabilmesi için evrensel değerlerin benimsenmesi çok önemlidir”

Bilgehan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin konumuna da atıf yaparak “ Türkiye’nin önemli bir coğrafi konumu vardır ve bu konum değişmeyecektir. Fransa ve Türkiye arasındaki ilişkiler nasıl olursa olsun,biz, Türkiye olarak doğu ve batıyı birleştiren köprünün üzerindeyiz. Bizim, iki tarafla da ilişkilerimiz var ancak daha önemlisi evrensel değerleri benimsemektir.İnsan hakları konusunda kültürel ve dini relativizm yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

 
Atatürk ve Çocuk resim ve şiir yarışması ödül töreni

537787_276192242471254_100002414409998_633553_354718455_n

CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından ilköğretim öğrencileri için açılan “ Atatürk ve Çocuk” konulu Resim ve Şiir Yarışması’nın ödül törenine katılarak yarışmada dereceye giren öğrencilere ödüllerini verdi.

Ödül töreninde yarışmaya katılan ilköğretim okullarının öğrencileri ve velilerine seslenen Bilgehan şöyle konuştu: ”Çok zor günlerden geçiyoruz. Cumhuriyetimize ve Atatürk Devrimleri’ne daha fazla sahip çıkmamız gereken günlerdeyiz. Ama ben sizlere, Atatürk'ün torunlarına güveniyorum.

Ben İsmet İnönü'nün torunuyum ancak sadece bana değil hepimize çok önemli bir miras bırakıldı.Bu mirası çocuklarımıza ve yeni kuşaklara anlatmak ve yeni nesile daha iyi bir gelecek bırakmak zorundayız. Bu bizim en önemli görevimiz..Bu duygularla sözlerime son verirken bütün çocuklarımızın ve tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.

 

550075_276191932471285_100002414409998_633550_681581206_n 

 

 


 
15.Avrasya Ekonomi Zirvesi

582137_268424596581352_100002414409998_617185_1533011577_nMarmara Grubu Vakfı’nın ev sahipliği yaptığı 15. Avrasya Ekonomi Zirvesi İstanbul’da toplandı. Zirvenin en önemli başlıklarından biri de “Kalkınma, Kadın ve Gelecek”. Bu
başlık kapsamında 11 Nisan 2012 tarihinde düzenlenen oturumun başlığı “Yönetim, Kadın ve Gelecek-2012” ydi. CHP Ankara Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu üyesi Gülsün Bilgehan da bu oturumun konuşmacılarından biriydi.


Bilgehan: “Türkiye Cumhuriyeti’nin devrimleri kadınları temel aldı.”

Panel kapsamında konuşan CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan,“ Toplumda kadın-erkek eşitliği konusunda ilerlemeyi sağlayacak olan yasaları kabul ediyoruz ancak uygulamada Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların hayal ettiği noktada değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar kadın-erkek eşitliğine inanmış ve benimsemişlerdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin devrimleri kadınları temel aldı” dedi. “Kadın-erkek eşitliği”nin bir medeniyet projesi olduğuna vurgu yapan Bilgehan, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasının en önemli sebeplerinden birinin imparatorluk yapısı içerisindeki cesur ve güçlü kadınların yönetimde ve toplumsal yaşamda etkin ve aktif olmamalarından kaynaklandığının unutulmaması gerektiğini de belirtti. Bilgehan, konuşmasında devlet yapısının temeline de vurgu yaparak, “ Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yıllarda yapılan en önemli devrim yasası, laik devlet anlayışının benimsendiği, zorunlu eğitimin 5 yıl olarak belirlendiği ve karma eğitimin esas olduğu “Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ydu” diyerek yakın zamanda değişen ilköğretim ve eğitim kanununa dair eleştirilerini de ortaya koymuş oldu.


Bilgehan: “Yasaları yapmak çok önemli ama esas olan uygulama”


Gülsün Bilgehan, konuşmasının sonunda, bir toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanabilmesi için uluslararası sözleşmelerin imzalanıp uygulanmasının öneminin altını çizerek, “Dünyada kadın-erkek eşitliğinin en ileri noktalara geldiği ülkeler, uluslararası sözleşmeleri imzalayarak başarılı bir şekilde uygulamış ülkelerdir. Türkiye, Avrupa Konseyi Kadınlara Karşı ve Ev İçi Şidderin Önlenmesine Dair Sözleşmesi’ne ilk imza atan ve daha sonra da parlamentosunda ilk kabul eden ülkedir ama önemli olan bu sözleşmeyi uygulamaktır ve bu noktada da iktidara ciddi görevler düşmektedir.” dedi.

 
II.Inönü Savaşları 91.kutlama törenleri

 

524260_263075540449591_100002414409998_602442_910738333_nII.İnönü Zaferi’nin 91.anma kutlamaları töreninde konuşan CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın torunu olarak törende bulunmaktan büyük gurur duyduğunu söyledi.

 

Gülsün Bilgehan, yaptığı konuşmada Türkiye’nin nasıl değişim geçirdiğini, dedesinin savaştığı Metristepe’den örnek vererek açıkladı. Bilgehan, “ Bundan 91 yıl önce Metristepe’den aşağıya bakıldığında düşmanın kayıplarıyla birlikte meydanı terk ettiği görülüyordu. Şimdi Metristepe’den aşağı baktığımızda enerji veren rüzgar gülleri görülüyor” dedi.

Bilgehan, “ Bu topraklarda benim dedem ve sizin dedeleriniz birlikte bir mucize yaratmışlar. Birlikte savaşmışlar. Şehitlerimiz burada yatıyor. Cephede savaşanların arkalarında büyükannelerimiz onlara destek olmuşlar. En azından her evden bir çift çorap olsun yardım yapmışlar” şeklinde konuştu.Bilgehan, konuşmasının sonunda, “Geçmişine vefa göstermeyen geleceğine güvenemez” dedi.


534166_264224477001364_100002414409998_605328_1166686448_n





 

 


 
"10 Aralık İnsan Hakları Günü"
Pazartesi, 26 Aralık 2011 12:22
fotoraf

“İnsan Hakları”, Gök ve Bilgehan’ın katılımı ile Bilkent Üniversitesi’nde masaya yatırıldı.

Birleşmiş Milletler Türk Derneği Gençlik Kolu ve İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Genç Hukukçular Topluluğu’nun birlikte düzenlediği “10 Aralık İnsan Hakları Günü Konferansı”nda, CHP Ankara Milletvekilleri Levent Gök ve Ayşe Gülsün Bilgehan, Bilkent Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldiler.

Toplantıda, ilk sözü alan CHP Milletvekili Gök, insan haklarının tarihteki gelişimi ve dönüşümüne ilişkin önemli bilgiler verdikten sonra özellikle Türkiye’de bugün insan haklarının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Türkiye’nin AİHM’de en çok davası olan ülke olduğunu belirten Gök,  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde Türkiye’den giden 19.000 dava dosyası olduğunu ve 2010 yılı sonu itibariyle Türkiye Cumhuriyeti’nin AİHM’e ödediği tazminatın 24 milyon Euro olduğunu söyledi.

Konuşmasında, Türkiye’de insan haklarına ihlallerine örnek olarak Sivas Davası’nı ve Deniz Feneri davasını gösteren Gök, geçtiğimiz aylarda Hakkari’de 24 askerin şehit edildiği bir günde, Deniz Feneri davasından tutuklu herkesin salıverildiğinin altını çizdi. Ankara Milletvekili Gök, son olarak Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi uluslar arası kuruluşlar nezdinde de Türkiye’nin insan hakları ihlalleri tablosunun kötü olduğunu, son yayınlanan Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nda, Türkiye’deki adli yargılama sorunu, uzun tutukluluk süreleri başta olmak üzere özellikle adalet sistemi içerisindeki ihlallerin altının çizildiğini belirtti. Gök, insan haklarıyla ilgili çalışan kurumların bağımsız olması gerektiğinin de belirterek, bugün iktidarın çoğunlukta olduğu kurumlarda adil yargılamanın olamayacağını söyledi.

Toplantının diğer bir davetlisi CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan’dı. Bilgehan, söze dünyanın demokrasi tarihine atıfta bulunarak başladı. Bilgehan, dünyada insan haklarının gelişmesi alanında  2.Dünya Savaşı’nın önemine değindi ve 2.Dünya Savaşı’nı en az hasarla atlatan ülkenin Türkiye olduğunu, bunun nedeninin de Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesi olduğunu belirtti.. Bilgehan, Fransa Parlamentosu’nun onayladığı “Ermeni soykırımı” kanunuyla ilgili olarak da “ Temelinde özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkeleri olan bir ülkede, ciddi bir ifade özgürlüğü ihlali yaşanmıştır”  dedi ve “İnsan hakları kavramı artık zamana ve uygulayanlara göre maalesef değişmektedir” diyerek Fransa’nın soykırım kanunu kabul edilmesine tepki gösterdi.

İnsan hakları konusunda, Türkiye’de en büyük ilerlemelerin Cumhuriyet döneminde olduğunu belirten Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, insan hakları temeline dayanan  devrimlerin özelikle “eşitlik” kavramını geliştirmek üzerinden ortaya çıktığını hatırlattı.. Bilgehan, 1926 yılında çıkan Medeni yasaya değinerek  “tek eşlilik, boşanma hakkı, veraset ve miras hakkı” konularında bu yasayla kadınlara ciddi haklar verildiğini söyledi.

Bilgehan’ın özellikle vurgu yaptığı konu kadın haklarıydı. Bu noktada da, son bir yıldır Ortadoğu’da yaşanan Arap Baharı’nın ortaya çıkışında kadınların çok etkili olduğunu, kadınların erkeklerden daha çok otoriter rejimin olumsuz etkilerinden dolayı sıkıntı yaşadıklarını ve dolayısıyla bölgedeki değişikliklerde rol oynadıklarını söyledi. Bilgehan, yine Arap Baharı’nda gelinen son noktada, kadınların bölgedeki geçiş sürecinden rahatsızlık duyduklarını ve hayal kırıklığı içinde olduklarını söyledi.

Ortadoğu’daki durumdan sonra sözü yine Türkiye’deki eşitlik mücadelesinin tarihine getiren Bilgehan, “Öğretim Birliği Yasası”, “Medeni Kanun”, “Miras Kanunu” gibi önemli devrimlerden söz ederek 21.yüzyılda aynı coğrafyada bulunduğumuz kadınlardan daha çok hakkı, Türk kadınları olarak Atatürk döneminde aldık” dedi.

CHP Ankara Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu üyesi de olan Gülsün Bilgehan, Türkiye’de bugün toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili gelinen noktayı şöyle özetledi: “  Kadın haklarından bahsettikçe, yasalarda kadın hakları güçlendirildikçe her alanda kadına yönelik ayrımcılık artıyor”.

Türkiye’de farklı alanlarda kadının durumuna da değinen Bilgehan, kadınların çalışma hayatına katılımlarının düştüğünü, siyasette birçok sivil toplum örgütünün çabalarına rağmen özellikle yerel düzeyde istenilen yere gelemediklerini söyleyerek “yasalar ileri gitse de, eğitim verilmezse yaşananların vicdanlara uymamaya devam edeceğini söyledi. Bilgehan,  “Siyasette, irade çok önemlidir” dedi.

Bilgehan, sözlerine son verirken “İnsan hakları noktasında eşitlik sağlanmadan uygar toplum olunamıyor. İnsan haklarında son yoktur. İnsan haklarını Cumhuriyet döneminden ileriye götürmek siniz görevinizdir” diyerek üniversite öğrencilerine mesaj verdi.

Bilkent Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde okuyan öğrencilerin katıldığı söyleşi, soru-cevap kısmıyla sona erdi. Etkinliğin sonunda Bilkent Üniversitesi öğrencilerini temsilen Evrim Karaağaç, vekillere çiçek sundu.



 
PANEL
Perşembe, 01 Aralık 2011 09:19

adsz

 

 

   Sn. Gülsün BİLGEHAN, 3 Aralık 2011 tarihinde" Zonguldak Atatürkçü Düşünce Derneği"nin düzenleyeceği " Türk Kadınının Siyasetteki Yeri" konulu panele konuşmacı olarak katılacaktır.

 
24 Kasım 2011 Öğretmenler Günü
Perşembe, 24 Kasım 2011 09:22

34

Bütün zorluklara rağmen O'nun izinden gitmeye devam eden “Atatürk’ün çağdaş ordusu“ öğretmenlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


 
ANKARA MİLLETVEKİLİ GÜLSÜN BİLGEHAN'DAN GELİNCİK MERKEZİ’NE ZİYARET
Salı, 22 Kasım 2011 09:45

Ankara Barosu’nun şiddet gören kadın ve çocuklara destek amacıyla başlattığı Gelincik Projesi birçok çevreden ilgi ve destek görüyor. Gelincik Merkezi’nin son ziyaretçisi ise kadınlara yönelik çalışmalar da yürüten Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan oldu.Bilgehan, 18 Kasım 2011 tarihinde Ankara Barosu’nu ziyaret ederek Baro Başkanı Av. Metin Feyzioğlu ile görüştü. Isparta Barosu Başkanı Av. Gökmen Hakkı Gökmenoğlu’nun da yer aldığı görüşme sonrası Başkan Feyzioğlu, Bilgehan'a Gelincik Merkezi’ni gezdirerek Proje hakkında bilgi verdi. Bilgehan daha sonra Gelincik Projesi’nin sosyal hizmet uzmanları tarafından verilen eğitim toplantısına katıldı.

 

http://www.ankarabarosu.org.tr/Arkasayfa.aspx?S=HaberTop10Img/haber547

 

 
CHP'nin tek başına iktidar olduğu dönemde yaptıkları ve eserleri
Pazartesi, 14 Kasım 2011 13:57

Başbakan'ın saldırdığı ve karaladığı dönem, 1923-1950 arası Atatürk ve İsmet İnönü dönemleridir. Ancak, Başbakan devamlı CHP'yi ve CHP dönemlerini karalamakta ve karalarken de genellikle bu ifadeleri kullanmaktadır:

> "CHP'nin tek parti diktatörlüğünde ne yapıldı Allah aşkına?"

> "CHP'ye soruyorum; Yahu senin bu memlekette dikili bir ağacın mı var?"

> "Bu cibilliyetsiz partinin bu ülkeye hiçbir katkısı olmamıştır"

> "CHP iktidarında bu ülkede bir taş üstüne taş kondu mu?"

> "Biz bu CHP'nin cemaziyülevvelini (tüm geçmişini) biliriz, hiçbir eserleri, emekleri yoktur bu ülkede"

CHP'nin Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tek başına iktidarda bulunduğu dönem sadece 1923-1950 arasıdır. Diğer zamanlarda çok kısa ve eli kolu bağlı koalisyon dönemleri olmuştur.  Bunlarda toplam 5 seneyi bile bulmaz. Aslında Tayyip Erdoğan'ın saldırdığı ve karaladığı dönem 1923-1950 arası Atatürk ve İsmet İnönü dönemleridir.

İktidarın hazmedemediği CHP'nin tek başına iktidar olduğu dönemde yaptıkları ve eserleri:

1923 - Cumhuriyet Halk Partisi Kuruldu. (9 Eylül 1923)

1923 - CHP Genel Başkanlığına Mustafa Kemal Atatürk seçildi. (11 Eylül 1923)

1923 - Ankara Başkent ilan edildi. (13 Ekim 1923)

1923 - Cumhuriyet ilan edildi (29 Ekim 1923)

1923 - Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu kuruldu.

1924 - Hilafet kaldırıldı.

1924 - Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kabul edildi.

1924 - İlköğretim zorunlu hale getirildi.

1924 - Lozan Antlaşması yürürlüğe girdi.

1924 - Gölcük'te ilk tersane ünitesi kuruldu.

 

1924 - Devlet Demiryolları kuruldu.

1924 - İstanbul - Ankara arasında ilk yolcu uçağı seferi yapıldı.

1924 - Türkiye İş Bankası kuruldu.

 

1924 - Türk Kadınlar Birliği kuruldu.

1924 - Ankara ilk planlı şehir olarak tanzim edildi.

1924 - Cumhurbaşkanlığı Orkestrası kuruldu.

1924 - Türkiye Tütüncüler Bankası kuruldu.

1924 - İlk milli sigorta Anadolu Sigorta faaliyete geçti.

1924 - Bursa'da Karacabey Harası kuruldu.

1924 - Milli Sahne Ankara'da ilk tiyatro olarak kuruldu.

1924 - Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.

1924 - Türkiye Cumhuriyeti yazılı ilk madeni para tedavüle çıktı.

1924 - Atatürk'ün önerisiyle ismini de verdiği Cumhuriyet Gazetesi yayına başladı.

1925 - Danıştay kuruldu.

1925 - Türk Hava Kurumu (Türk Tayyare Cemiyeti) kuruldu.

1925 - İstanbul'da Liman İşleri inhisarı kuruldu.

1925 - Osmanlı'da köylülerden alınan Aşar Vergisi kaldırıldı.

1925 - Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü kuruldu.

1925 - Sanayi ve Madenler Bankası kuruluş kanunu kabul edildi.

1925 - 1920'de Atatürk tarafından kurulan Anadolu Ajansı, Anonim Şirkete dönüştürüldü.

1925 - Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu kabul edildi.

1925 - Gazi Orman Çiftliği kurulmaya başlandı.

1925 - Eskişehir Cer Atölyelerinde demiryolu malzemesi üretecekbirimler hizmete girdi.

1925 - Adana Mensucat Fabrikası üretime başladı.

1925 - Türkiye'nin ilk betonarme köprüsü Menderes Nehri üzerine yapıldı.

1925 - İlk Cumhuriyet altını basıldı.

1925 - Adana ve Bergama Müzeleri açıldı.

1925 - Tayyare Cemiyeti'nin katkılarıyla Ankara'da Türk yapımı ilk planör uçuruldu.

1925 - Şeker Fabrikaları kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.

1926 - Demir Çelik Sanayiinin kurulmasına ilişkin kanun yayımlandı.

1926 - Uluslararası saat ve takvim uygulanmasına başlandı.

1926 - Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi. Kanunla kadın erkek eşitliği sağlandı.

1926 - Türk Telsiz Telefon Şirketi kuruldu.

1926 - Eskişehir Uçak Bakım İşletmesi açıldı.

1926 - Yabancı gemilere tanınan ayrıcalıkları kaldıran Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi.

 

1926 - İlk şeker fabrikası Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.

1926 - Ankara otomatik telefonu işletmeye açıldı.

1926 - İstanbul'da inşaat demiri üreten ilk haddehane açıldı.

1926 - Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kuruldu.

1926 - Amasya, Sinop ve Tokat Müzeleri açıldı.

 

1926 - Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası açıldı. (1950'li yıllarda Adnan Menderes hükümetince kapatılana kadar bu fabrikada toplam 112 savaş uçağı üretildi.)

1926 - Bakırköy Çimento Fabrikası kuruldu.

1926 - Uşak Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.

1927 - Teşviki Sanayi Kanunu kabul edildi.

1927 - Bünyan Dokuma Fabrikası hizmete girdi.

1927 - Ankara - Kayseri demiryolu açıldı.

1927 - Emlak ve Eytam Bankası kuruldu.

1927 - İstanbul Radyosu yayınlarına başladı.

1927 - Samsun - Havza - Amasya demiryolları açıldı.

1927 - Bursa Dokumacılık Fabrikası açıldı.

1927 - Eskişehir Bankası kuruldu.

1927 - Ankara Arkeoloji Müzesi ve Sivas Müzesi kuruldu.

1927 - Okullarda karma eğitime geçildi.

1927 - İlk basketbol ligi düzenlendi.

1927 - Köy Öğretmen Okullarından ilki Kayseri'de açıldı.

1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kağıt parası tedavüle çıkarıldı.

1927 - İzmir Müzesi açıldı.

1927 - Ankara'da Çocuk Sarayı açıldı.

1927 - İlk düzenli radyo yayını İstanbul'da gerçekleştirildi

1928 - Laiklik Cumhuriyetin temel ilkesi olarak kabul edildi.

1928 - Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı.

1928 - Haydarpaşa-Eskişehir-Konya ve Yenice-Mersin Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1928 - Ankara Çimento Fabrikası açıldı.

1928 - Türk Halkına okuma-yazma öğretmek için Millet Mektepleri açıldı. 1936'ya kadar 16-45 yaş arası yaklaşık 3 milyon kişiye temel eğitim verildi.)

1928 - Ankara Numune Hastanesi açıldı.

1928 - Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü kuruldu.

1928 - Türk Eğitim Derneği (TED) Atatürk'ün koruyuculuğunda Ankara'da kuruldu.

1928 - Türk Vatandaşlığı Yasası kabul edildi.

1928 - İstanbul Bomonti'de Türk Mensucat Fabrikası hizmete girdi.

1928 - Amasya - Zile demiryolu açıldı.

1928 - Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkındaki kanun kabul edildi.

1928 - Malatya Elektrik Santralı açıldı.

1928 - İlk defa Kadınlar Mahkemelerde Avukat olarak görev aldılar.

1928 - Kütahya - Tavşanlı demiryolu açıldı.

1928 - İstanbul'da Üsküdar, Bağlarbaşı ve Kısıklı'da tramvay hatları açıldı.

1928 - Ankara'nın ilk büyük oteli Ankara Palas açıldı.

 

1928 - Gaziantep'te Mensucat Fabrikası işletmeye açıldı.

1929 - Mersin- Adana demiryolu yabancılardan satın alındı.

1929 - Ankara ile İstanbul arasında telefon konuşmaları başladı.

1929 - Ayancık Kereste Fabrikası açıldı.

1929 - Trabzon Vizera Hidroelektrik Santralı hizmete girdi.

1929 - İstanbul'da Fatih-Edirnekapı tramvay hattı hizmete girdi.

1929 - Anadolu-Bağdat, Mersin- Tarsus Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1929 - Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı.

1929 - Kütahya- Emirler, Fevzipaşa-Gölbaşı demiryolları açıldı.

1929 - Deniz Ticaret Kanunu kabul edildi.

1929 - Paşabahçe Rakı ve İspirto Fabrikası hizmete girdi.

1929 - Yeni Türk harfleriyle ilk posta pulları basıldı.

1930 - Ankara - Sivas Demiryolu Hattı ulaşıma açıldı.

1930 - Kadınlar Belediyelerde seçme ve seçilme hakkı kazandı.

1930 - Mecidiyeköy Likör ve Kanyak Fabrikası açıldı.

 

1930 - Ankara'da Ziraat Enstitüsü kuruldu.

1930 - Kayseri - Şarkışla demiryolu açıldı.

1930 - Türkiye Gazeteciler Birliği kuruldu.

1930 - İstanbul Galata Köprüsü'nden 70 yıldan beri alınan köprü geçiş ücreti kaldırıldı.

1930 - Ankara Etnografya Müzesi halka açıldı.

1931 - Bursa- Mudanya demiryolu yabancılardan satın alındı.

1931 - Gölbaşı - Malatya demiryolu açıldı.

1931 - 10 ilde Bölge Sanat Okulları açıldı.

1931 - Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu.

1931 - Tekel Genel Müdürlüğü kuruldu.

1931 - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu.

1931 - Uluslararası ölçü birimleri kabul edildi.

1931 - Türk Tarih Kurumu kuruldu.

1932 - Devlet Sanayi Ofisi (DSO) kuruldu.

1932 - Samsun- Sivas demiryolu açıldı.

1932 - Diyarbakır Tekel Rakı Fabrikası işletmeye açıldı.

1932 - Sanayi Teşvik Kanunu ile toplam 1473 işletme teşvikten yararlandırıldı.

1932 - İzmir Rıhtım İşletmesi yabancılardan satın alındı.

1932 - Türkiye Sanayi Kredi Bankası kuruldu.

1932 - Kütahya - Balıkesir demiryolu açıldı.

1932 - Ulukışla - Niğde demiryolu açıldı.

1932 - Halkevleri açıldı. (1951'de Demokrat Parti-Adnan Menderes hükümetince kapatıldıklarında 478 Halkevi, 4322 Halk Odası vardı.)

1932 - Türk Dil Kurumu kuruldu.

1932 - Türkiye Milletler Cemiyetine üye oldu.

1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.

1933 - Sümerbank resmen faaliyete geçti.

1933 - İstanbul - Ankara arasında düzenli uçak seferleri başladı.

1933 - Adana-Fevzipaşa demiryolu açıldı.

1933 - Ulukışla - Kayseri demiryolu açıldı.

1933 - Yerel Yönetimlere finansal yardım için İller Bankası kuruldu.

1933 - İstanbul Üniversitesi kuruldu.

1933 - Zonguldak Yatırım Bankası ve Kayseri Milli İktisat Bankası kuruldu.

1933 - Havayolları Devlet İşletmesi kuruldu.

1933 - Samsun- Çarşamba demiryolu hattı yabancılardan satın alındı.

1933 - Halk Bankası kuruldu.

1933 - Ankara'da Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.

1934 - Bandırma- Menemen- Manisa demiryolu yabancılardan satın alındı.

1934 - İlk Türk Operası sahnelendi.

1934 - Kadınlar birçok Avrupa ülkesinden önce genel seçimlerde seçme/seçilme hakkı kazandı.

1934 - İzmir -Kasaba demiryolu yabancılardan alınarak devletleştirildi.

1934 - Keçiborlu Kükürt Fabrikası üretime başladı.

1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.

1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.

1934 - Isparta Gülyağı Fabrikası üretime başladı.

1934 - Kayseri Uçak ve Motor Fabrikasında yapılan ilk uçağın deneme uçuşu yapıldı.

1934 - Basmane (İzmir) - Afyon demiryolu yabancılardan satın alındı.

1934 - Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikasının açılışı yapıldı.

1934 - İlk Süttozu Fabrikası Bursa'da açıldı.

1934 - Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası işletmeye açıldı.

1934 - Demiryolu Elazığ'a ulaştı.

1935 - Haftasonu tatili Cumartesi - Pazar olarak kabul edildi.

1935 - Aydın Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1935 - Amortisman Sandığı kuruldu.

 

1935 - MTA Enstitüsü kuruldu.

1935 - ETİBANK kuruldu.

1935 - Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kuruldu.

1935 - Türkkuşu kuruldu.

1935 - İstanbul Rıhtım Şirketi yabancılardan satın alındı.

1935 - Ankara'da troleybüs hattı işletmeye açıldı.

1935 - Fevzipaşa - Ergani - Diyarbakır demiryolları açıldı.

1935 - İlk Arkeolojik kazılar Alacahöyük'te başladı.

1935 - Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası üretime başladı.

1935 - Zonguldak Türk Antrasit Fabrikası işletmeye açıldı.

1935 - Afyon - Isparta demiryolu açıldı.

1935 - Sümerbank Kayseri Dokuma Fabrikası'nın açılışı yapıldı.

1935 - Ankara Mamak'ta Gaz Maskesi Fabrikası açıldı.

1935 - Ayasofya müze olarak ziyarete açıldı.

1935 - Ankara'da Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi açıldı.

1936 - Kabotajın Deniz Yolları İdaresi'ne geçmesi sağlandı.

1936 - Ankara Çubuk Barajı açıldı.

1936 - Motreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.

1936 - Çanakkale ve İstanbul Boğazlarında askerden arındırılmış bölgelere Türk askerleri yerleştirildi.

1936 - Ankara'da Devlet Konservatuarı açıldı.

1936 - Edirne-Sirkeci Şark Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1936 - Haydarpaşa Numune Hastanesi hizmete girdi.

1936 - Sümerbank Malatya İplik ve Bez Fabrikası kuruldu.

1936 - İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası hizmete girdi.

1936 - Elazığ Şark Kromları İşletmesi kuruldu.

 

1936 - İzmir Enternasyonal Fuarı açıldı.

1936 - İzmir Havagazı Şirketi yabancılardan satın alındı.

1936 - İstanbul Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.

1936 - SEKA'nın İzmit'teki fabrikasında ilk kağıt üretildi.

1936 - Ankara 19 Mayıs Stadyumu hizmete açıldı.

1937 - Sümerbank Konya Ereğlisi Dokuma Fabrikası üretime başladı.

1937 - Ziraat Bankası Kanunu kabul edildi.

1937 - Kozlu Kömür İşletmeleri yabancılardan satın alındı.

1937 - Çatalağzı - Zonguldak demiryolu açıldı.

1937 - İstanbul Resim Heykel Müzesi açıldı.

1937 - Ankara'da ilk Bira Fabrikası kuruldu.

1937 - Toprakkale - İskenderun demiryolu yabancılardan satın alındı.

1937 - Ankara'da Motorlu Tayyarecilik Okulu açıldı.

1937 - Urfa'da Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği açıldı.

1937 - Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası açıldı.

1937 - Denizbank kuruldu.

1937 - İstanbul ve Trakya Demiryolları yabancılardan satın alındı.

1937 - Diyarbakır - Cizre Demiryolu açıldı.

1937 - Yozgat Termo-Elektrik Santralı hizmete verildi

1938 - Gemlik Suni İpek Fabrikası açıldı.

1938 - İzmir Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.

1938 - Ankara Radyoevi hizmete girdi.

1938 - Divriği Demir Madenleri üretime başladı.

1938 - Bursa Merinos Fabrikası faaliyete geçti.

1938 - Murgul Bakır İşletmeleri satın alındı.

1938 - Türk askerleri Hatay'a girdi.

1938 - Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kuruldu.

1938 - Devlet Havayolları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1938 - Eskişehir İspirto Fabrikası açıldı.

1938 - İstanbul Elektrik Şirketi yabancılardan satın alındı.

1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kuruldu.

1938 - Sivas - Erzincan demiryolu açıldı.

1938 - Giresun'da Fiskobirlik kuruldu.

1939 - Ergani Bakır İşletmesi hizmete girdi.

1939 - Karabük Demir Çelik Kok Fabrikası üretime başladı.

1939 - İstanbul'da yabancıların işlettiği Tramvay Şirketi tesislerini hükümete devretti.

1939 - İstanbul'daki Tünel İşletmesi tüm tesislerini hükümete devretti.

1939 - Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.

1939 - Adana Elektrik Şirketi devletleştirildi.

1939 - Sivas Demiryolu Makinaları Fabrikası kuruldu.

1939 - Aydın'da 4000 köylüye toprak dağıtıldı.

1939 - İstanbul'da İETT kurıldu.

1939 - Fransız askerleri Hatay'dan çıkartıldı, Hatay Türkiye'ye katıldı.

1939 - Karabük Demir Çelik Fabrikası Yüksek Fırınları hizmete girdi.

1939 - Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.

1939 - Karabük Demir Çelik Boru Fabrikaları hizmete girdi.

1939 - Milli Piyango İdaresi kuruldu.

1939 - Unkapanı Atatürk Köprüsü açıldı.

 

1939 - İlk Türk denizaltısı Haliç'te denize indirildi.

1939 - Sivas - Erzurum demiryolu açıldı. (Cumhuriyetin ilk 15 yılında yapılan demiryolu 3.000 km.ye ulaştı.)

1939 - Tekirdağ Şarap Fabrikası hizmete açıldı

1940 - Kozabirlik kuruldu.

1940 - Türk Petrol Şirketi kuruldu.

1940 - Köy Enstitüleri kuruldu. (Toplam sayısı 21'i bulan köy enstitüleri 1954 yılında Adnan Menderes Hükümeti tarafından tamamen kapatıldı.)

1940 - İstanbul Radyo İstasyonu hizmete girdi.

1940 - Ereğli Kömür İşletmesi kuruldu.

1940 - Haliçte yapılan İkinci Türk denizaltısı donanmaya katıldı.

1940 - Taksim Gezi Parkı İstanbul'da açıldı.

1940 - Eğitim amaçlı Halk Odaları kuruldu. İlk etapta 141 Halk Odası açıldı.

1940 - Ankara'da Milli Halk Kütüphanesi Açıldı.

1940 - Garp Linyitleri İşletmesi kuruldu.

1941 - Gebere Barajı açıldı.

1941 - Petrol Ofisi kuruldu.

1941 - Türk Hava Kurumu Ankara'da uçak fabrikası kurdu.

1941 - THY Yurtiçi uçuş merkezlerini 11'e çıkardı.

1941 - Elazığ'da Cüzzam Hastanesi açıldı.

1942 - Ankara Etimesgut'ta üretilen ilk Türk uçağı deneme uçuşları yaptı.

1942 - Türk Devrim Tarihi Enstitüsü kuruldu.

1942 - İlköğretim seferberliği başladı.

 

1942 - Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.

1942 - Dalaman ve Hatay Devlet Üretme Çiftlikleri kuruldu.

1942 - Bursa, Denizli, Mersin, Çorum ve Urfa'da Kız Sanat Enstitüleri açıldı.

1942 - İlk büyük Türk ilaç fabrikası Eczacıbaşı İlaç Fabrikası Levent'te açıldı.

1942 - Atatürk Devrim Müzesi açıldı.

1943 - Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsası Kanunu kabul edildi.

1943 - Zonguldak - Kozlu demiryolu açıldı.

1943 - İstanbul'da Atatürk Bulvarı açıldı.

1943 - Ankara'da Gençlik Parkı açıldı.

1943 - Diyarbakır - Batman Demiryolu açıldı.

1943 - Seyhan Regülatörü açıldı.

1943 - Sivas Çimento Fabrikası açıldı.

1943 - İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü kuruldu.

1943 - İstanbul'da Yıldız Parkı açıldı.

1943 - Ankara Fen Fakültesi açıldı.

1944 - Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK) kuruldu.

1944 - İzmit Klor Alkali Fabrikası hizmete girdi.

1944 - İzmit Selüloz Fabrikaları işletmeye alındı.

 

1944 - Türk Hava Kurumu'nun Ankara'daki uçak fabrikasında 140 eğitim uçağı, ambulans uçakları ve çok sayıda planör üretildi. (Ankara, Kayseri ve Eskişehir'deki Uçak ve Uçak Motoru Fabrikalarının tamamı 1950'li yıllarda Adnan Menderes hükümeti tarafından kapatılmıştır.)

1944 - İzmit'te Gazete ve Sigara Kağıdı Fabrikası açıldı.

1944 - Yeşilköy'de yerli sermaye ile üretilen ilk Türk özel yolcu uçağının denemesi yapıldı.

1944 - Anıtkabir'in temeli atıldı.

1944 - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kuruldu.

1944 - Mersin Limanı hizmete açıldı.

1944 - Gaziantep Havaalanı açıldı.

1944 - Fevzipaşa - Malatya, Diyarbakır - Kurtalan demiryolu hizmete girdi.

1944 - Sakarya'da Ziraat Alet ve Makinaları Fabrikası üretime başladı

1944 - İzmir'de Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu açıldı.

1945 - Şirketi Hayriye devlet tarafından satın alındı.

1945 - Türkiye Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olarak katıldı.

1945 - İskenderun Limanı hizmete girdi.

1945 - Türkiye ilk defa yerli ampul üretimine başladı.

1945 - Balıkesir, Van, Rize, Erzurum, Erzincan ve Çankırı'da lise ve enstitüler açıldı.

1945 - Çiftçiyi ve Köylüyü Topraklandırma Kanunu kabul edildi.

1945 - Ormanlar koruma amacıyla devletin mülkiyetine geçti.

1945 - İstanbul -Londra, İstanbul - Paris uçak seferleri başladı.

1946 - İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.

1946 - İşçi Sigortaları Kurumu yürürlüğe girdi.

1946 - İstanbul - Ankara arasında yataklı tren seferleri başladı.

1946 - Ankara Üniversitesi kuruldu.

1946 - Elazığ Tekel Şarap Fabrikası açıldı.

1946 - İstanbul ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.

1946 - Türkiye'nin ilk çok partili seçimleri yapıldı.

1947 - Heybeliada Senatoryumu hizmete girdi.

1947 - İstanbul Açıkhava Tiyatrosu açıldı.

1947 - İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu kabul edildi.

1947 - Palu - Genç demiryolu açıldı.

1947 - Türkiye Dünya Sağlık Örgütüne üye oldu.

1947 - Rize Çay Fabrikası hizmete girdi.

1947 - Eskişehir Demiryolu Takım Fabrikası hizmete girdi.

1947 - İstanbul'da İnönü Stadyumu açıldı.

1948 - Köprüağzı - Maraş demiryolu açıldı. (Açılan son demiryolu hattı oldu, 1950 DP-Adnan Menderes hükümetinden itibaren demiryolu yapımları durduruldu.)

1948 - Çatalağzı Termik Santralı hizmete girdi.

1948 - Türkiye Milli Talebe Federasyonu kuruldu.

1948 - Milli Kütüphane hizmete girdi.

1948 - Ankara Etimesgut'ta kurulan Uçak Motor Fabrikası hizmete girdi.

1949 - Porsuk Barajı açıldı.

1949 - Emekli Sandığı kuruldu.

1949 - Türkiye İnsan Hakları Bildirgesini onayladı.

1949 - Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kuruldu.

1949 - İstanbul'da Kartal- Yalova araba vapuru hattı açıldı.

1949 - Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası Filyos'ta açıldı.

1949 - Muş'ta Alparslan Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.

1949 - Murgul Bakır İşletmeleri üretime başladı.

1949 - Türkiye Avrupa Konseyi'ne kabul edildi.

Not:

1: 1923 - 1950 arasında tüm bu eserler yaratılırken ve yatırımlar gerçekleştirilirken tek kuruş bile borç alınmamıştır. Borç alınmadığı gibi Osmanlı'nın bıraktığı Düyun-u Umumiye borçları da ödenmiştir.

2: 1929 -1932 arası Dünya tarihinde şu ana kadar yaşanan en büyük kriz olan "Dünya Ekonomik Bunalımı" dönemidir.

3: 1939 - 1945 arası tüm dünyanın yıkıma sürüklendiği II.Dünya Savaşı dönemidir. Bu dönemde tüm dünya kana bulanırken ve komşu ülkelerde bile milyonlarca insan ölürken, Türk vatandaşlarının burnu bile kanamamıştır. 

 
10 Kasım 2011
Çarşamba, 09 Kasım 2011 13:09

ttk_Ataturk-zafer  

 

      Büyük Atatürk, ölümünün 73'üncü yılında vatan yine sana minnettardir!

 
"Işık sönmedi, sönmeyecek"
Çarşamba, 02 Kasım 2011 11:53

CHP Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, Konak Belediyesi ve Genç Kuşak Köy Enstitüleri Derneği tarafından 29 Ekim etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen bir panele katıldı.

Sözlerine salonda bulunan ve çoğu köy enstitülerinden mezun olan katılımcıları selamlayarak başlayan Bilgehan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda İzmir’de bulunuyor olmanın kendisi adına önemine dikkat çekti. Ardından da öncelikle Çukurca’da gerçekleşen hain saldırıyla hayatını kaybeden Mehmetçikler ve Van’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımız için duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

                                                                               Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının iptali

gb2

Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin Başbakanlık genelgesiyle iptal edildiği bir yılda böylesi bir etkinliğin anlamına dikkat çeken Bilgehan, İnönü ailesinin ikinci kuşak temsilcisi olan annesi Özden Toker’le yaptığı bir konuşmadan alıntı yaparak “Buraya gelmeden önce anneme daha önce Cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir iptal yaşanıp yaşanmadığını sordum.Annem, daha önce böyle bir şeyle hiç karşılaşmadığını, böyle bir iptali hiç hatırlamadığını belirtti” dedi. “Bu iptaller, iktidarın mahcubiyetini göstermektedir” diyen Bilgehan, bu karardan sonra Bolu’dan yaşlı bir partilinin kendisini aradığını ve Kurtuluş Savaşı’nı kazanmak için verilen zorlu mücadele sırasında yaşadıklarını aktardığını söyledi ve ekledi “Türkiye, hala büyükannelerin ve büyükbabaların torunlarından daha ileri olduğu bir ülkedir.”

   Cumhuriyet mucizesi

  Bugün Ortadoğu ülkelerinde yaşanan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan sürece dikkat çeken Bilgehan, bu sürecin Cumhuriyet’in bir mucize olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. “Bugün Arap dünyasında demokrasi savaşı veren ülkelerle aramızda 100 yıl var. Şimdi daha da çok , Atatürk’ü şükranla anmanın zamanıdır” diyen Bilgehan; Laz, Türk, Kürt, Boşnak olduğuna bakılmaksızın herkesin Kurtuluş Savaşı’nın bir parçası olduğunun da altını çizdi.

                                                                              Bugün gelinen noktada Türkiye..

rsz_img_0027Gülsün Bilgehan, yaptığı konuşmada bugünkü hükümetin politikaları sonucu ortaya çıkmış olan Türkiye manzarası ile Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki tabloyu da karşılaştırdı ve “ Cumhuriyet’in ilk 15 yılında ekonomik büyüme %6 olmuştur, demir-çelik ve milli savunma sanayi kuruldu, demiryolları ve limanlar yurdu sardı. Türkiye, bir yandan Osmanlı’nın borçlarını öderken bir yandan da kalkınmasını, dışarıdan bir kuruş borç almadan tamamladı. Refik Saydam’ın başkanlığında ülkede sağlık seferberliği başlatıldı ve sıtma, verem gibi hastalıkların kökü kazındı.  Bugün ise Türkiye, dışarından aşı, ilaç, doktor ithal eder duruma geldi” diyerek Türkiye’nin dünyanın 16. büyük ekonomisi olduğunun altını çizdi ve ülkede var olan potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yurtta Barış, Dünyada Barış

Özellikle Atatürk ve İsmet İnönü zamanında,  Türkiye’nin her zaman dış politikada başı dik bir ülke olduğunu hatırlatan Ankara Milletvekili Bilgehan, “ Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi çerçevesinde “komşularla sıfır sorun” politikasının yine bu dönemin ortaya çıkan politikası olduğunun altını çizdi. Bilgehan, “ En önce, kısa süre önce savaşa tutuldukları Yunanistan’la barış sağlandı, öyle ki Türkiye’yi de o tarihlerde ziyaret eden Yunan Başbakanı Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi. Atatürk döneminde birçok büyük devlet adamı Türkiye’yi ziyaret etti ve Atatürk Türkiye’si örneğini yakından izlediler” dedi. Bilgehan, “Lozan ve Montreux anlaşmalarıyla Türkiye’nin bağımsızlığı yolunda önemli adımların atılmasında en önemli rolü üstlenen İsmet İnönü’nün, Lozan Konferansı’ndan çıktıktan sonra söyledikleri hatırlanmalı” diyerek İsmet Paşa’nın “Uygar devletler arasına girmek için şimdi önümüzde 100 yıl var” sözünü hatırlattı.

Bugün neredeyiz?

İç politika ve dış politikaya dair alıntılarla günümüze kadar gelen Gülsün Bilgehan, bugünün Türkiye’sinin resmini çizdi:

“ Bugün Türkiye’de hala 4,5 milyon insan okuma-yazma bilmiyor, bunların 3.7 milyonu kadın ve bu tabloya baktığımızda Cumhuriyetin ilk yıllarına duyulan özlem ve imrenme devam ediyor ama öte taraftan İnönü dönemi acımasızca eleştiriliyor” dedi.

gb3Türkiye’de, son yıllarda yaşanan geriye doğru gidişten en çok etkilenen kesimin “kadınlar” olduğunu hatırlatan Bilgehan, “1934’te seçme ve seçilme hakkını elde eden Türk kadınları, 1935 tarihi itibariyle TBMM’de temsil edilmeye başlamıştı ve o dönemde dünyada kadın temsili noktasında ikinci sıradaydık. Bugün ise kadınların parlamentoda temsili noktasında 134 ülke arasında 126.cı sıradayız. Çalışma hayatında kadınlar giderek yok oluyorlar. HSYK’da daha önce %33 olan kadın üye oranı son seçimler sonrası %3’e düşürüldü” diyerek en büyük eleştiriyi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelterek “ Türkiye’de kadının durumu ortadayken Başbakan’ın verdiği tek öğüt“ Çok çocuk yapın” olmaktadır ve bu anlayış, bugünün iktidarının kadınları birey olarak görmediğini ortaya koymaktadır” dedi.

                                              Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği’ne ve İzmirlilere sesleniş: “Geriye bir tek CHP kaldı” 


Sözlerinin sonunda, salondaki köy enstitüsü mezunları başta olmak üzere İzmirlilere mesaj veren Bilgehan,” Türkiye’nin her yerinde, Cumhuriyete ve kurucu ilkelere inanan sizin gibi insanlar yaşamaya devam ediyor. Hedefimiz, o insanları cesaretlendirmek olmalı. Ben bir CHP’li olarak söylüyorum. Dedem İsmet İnönü, 1950 yılında seçimleri kaybettiğinde “ Bu, benim zaferimdir” demişti. 88 yıl, çok kısa bir zaman, bir insan ömrüyle eş. Bu nedenle, yapılacak çok işimizin ve gidilecek çok yolumuzun olduğunu unutmamalıyız” dedi ve “ Bugünkü siyasi ortama baktığınızda, siyasi ortamın insanları kutuplaştırdığını, böldüğünü görmekteyiz. Bu nedenle, sizin çocuklarınızın, torunlarınızın iyi yetişmesi gerekiyor. Onları, sizlerin iyi yetiştirmesi gerekiyor. Torunlarınızı, çocuklarınızı kendiniz gibi aydınlık yetiştirebilmelisiniz. Onların genlerinde Atatürk’ler, İsmet İnönü’ler var” dedi.

gb1Bir CHP’li olarak salondaki katılımcılara seslendiğini hatırlatan Bilgehan, “ Geriye ne kaldı? diye soranlara “Geriye bir tek CHP kaldı” dedi.

A.Gülsün Bilgehan 29.10.2011-İzmir

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3